Hayatım boyunca bir köpeğin sürekli dostluğunu istemiş olduğumdan Bal'ın gelmesi beni çok mutlu etti. Tabi beraberinde bir takım tedirginlikler de vardı. Acaba böyle bir sorumluluğun altından kalkabilecek miyim? Masrafları beni aşar mı? Bunun için yeterince zamanım var mı?
Belki normal şartlarda önceden bir değerlendirme ve kendini tartma işlemi yapmak çoğu insan için faydalı olacaktır fakat benim durumumda Bal'ın gelişi çok ani gelişmişti ve bir köpeğin dostluğuna karşı konulamaz derece de istekli bir insandım. Bal ile olan serüvenimle ilgili bir günlük tutmak en başından beri aklımdaydı, fakat bir türlü başlayamadım, bir türlü zaman yaratamadım. Şimdi ise 2 yıl gecikmeyle hem Bal'la olan tecrübelerimi, hem günlük yaşamdan güzel anlarımızı, hem de sorunlarımı paylaşmak üzere bu blogu oluşturdum.
En nihayetinde Bal'ın gelişi hayatımda bir sürü değişikliğe sebep oldu tabi ki... Öncelikle normalde olduğumdan daha sistemli bir insan olmak zorunda kaldım. Çünkü köpeğiniz olduğu zaman hayatınızın bir çok alanında onu da hesaba katmak durumundasınız. Örneğin "İş çıkışı bir şeyler yapalım mı?" tekliflerini %80 geri çevirmek zorundasınız. Ya da anlayışlı arkadaşlarınız varsa, "Ben önce bir eve gideyim, Bal'ın karnını doyurup onu da yanıma alayım, sonra bir şeyler yapalım." cevabınızı olumlu karşılayacaklardır.
Aslında haftasonları biraz daha şanslıyım, çünkü haftasonları kardeşim geliyor. Bal'ın ihtiyaçları doğrultusunda bana yardımcı oluyor. Bal ile kardeşim ilgilenirken ben de Bal olmadan yapmam gereken şeyleri yapıyorum. Gönül ister ki, hayatımın her alanına onu da dahil edebileyim, fakat bu şartlarda gerçekten mümkün olmuyor. Örneğin, köpek dostu, ve iç mekanlarında da köpekleri hoş karşılayan işletmelerin yokluğundan muzdarip birisiyim (İzmir için konuşuyorum, diğer şehirlerdeki durumdan pek haberdar değilim açıkçası.) Bunun dışında ulaşım araçlarında küçük ırk köpekleri kendileri için tasarlanmış çantalar ve kutular yardımıyla taşımanıza izin verilirken, biz büyük ırk köpek sahipleri bu konuda da şanssızız. Çünkü bir Golden Retriever'ın sığacağı büyüklükte çantalar üretilmiyor, hoş üretilse de taşımak pek mümkün olmasa gerek. Tekerlekli büyük kafes vb. ürünler mevcut, ancak anlaşılacağı üzere basit bir şehir içi tren yolcuğulu ya da otobüs yolculuğu için biraz fazla ve yine çok zahmetli. Avrupa'da, en azından trenlerde köpeklerin açıkta taşınabildiğini biliyorum ve özeniyorum. Yaya olarak Bal'la etkinlik alanlarımız evin çevresindeki ve sahildeki park alanlarına kadar uzanabiliyor. Araba olduğunda tabi ki mesafeler konusunda biraz daha özgür olabiliyoruz.
| Şehrin biraz dışında, doğada geçirilen bir günden. |
Öncelikle hayatınızı paylaşacağınız köpeğin boyutları konusunda evinizin boyutuyla orantılı olarak bir karara varmanız uygun olacaktır. Mesela apartman dairesinde yaşıyorsanız, büyük ırk köpekler hele ki çok da enerjikse sizinle yaşamaya uygun olmayabilir. Fakat yine de bu kati ve sarsılmaz bir kural değildir. Mesela Golden Retriever gibi özellikle iç mekanlarda daha sakin ve zaman zaman miskin özellikler gösteren ırklar dışarıda uzun yürüyüşler ve yeterli egzersizle desteklediğiniz müddetçe apartman dairesinde yaşamayı sorun etmeyecektir.
Bir diğer parametre ise uzun tüylü mü yoksa kısa tüylü bir ırk mı sizin için daha uygun? Aslında temel olarak her iki köpek çeşidi de eşit oranda tüy dökerler fakat kısa tüylü ırkların tüyleri döküldüğünde uzun tüylü ırklarınki kadar görünür değildir. Bunun yanı sıra uzun tüylü ırklarda tüy bakımı (taranması, yıkanması vs..) kısa tüylülere oranla daha zahmetli ve dikkat isteyen bir gerekliliktir.
Her köpek kendine has karakter ve davranış biçimlerine sahip olsa da, davranış özellikleri ırklara göre istatistiksel olarak genellenebilir. Hayatınızı paylaşacağınız köpeğin karakteri sizin için önemlidir. Yaşam biçiminiz ve alışkanlıklarınızla hiç örtüşmeyen bir ırk seçerseniz durum sizin için kabusa dönüşebilir. Bu yüzden eve gelecek olan köpeği iyice araştırıp tartmalısınız.
Köpeğin ihtiyaçlarına göre hayatınızı ve zamanınızı önceden planlamanız da doğru ve yerinde bir karar olacaktır. Mesela bazı köpekler evde yalnız kalmayı o kadar dert etmeseler de, bazıları için bu ciddi problem teşkil edebilir.
Ayrıca köpek sahibi olmak tamamen masrafsız bir iş değildir. Dolayısıyla maddi olarak böyle bir yükün altına giremeyecekseniz belki de köpek sahibi olmayı ertelemelisiniz.
Ve son olarak kendinize böyle bir disipline girmeye hazır olup olmadığınızı sormanızda fayda var. Çünkü rutin sorumlulukları sayacak olursak; dostunuzu ideal olarak günde üç kere, fakat minimum sabah ve akşam olmak üzere günde iki kere yürüyüşe çıkarmalısınız. Bu yürüyüşlerin amacı, köpeğinizin tuvalet ihtiyacını gidermek, çeşitli oyun ve aktiviteler ile hem eğlendirip hem de egzersiz yaptırmaktır. Ayrıca periyodik aşıları için sık sık veterineri ziyaret etmeli, sağlığıyla ilgili gelişmeleri yakından takip etmelisiniz. Uzun tüylü bir köpeğiniz varsa hafta da en az bir gün tüylerini taramanız köpeğin cilt sağlığı ve temizliği için gereklidir. Köpeği yıkama işlemini ise 2 ayda bir uygulamanız idealdir. Kulak ve diş temizliği de dikkat etmeniz gereken bir diğer husus.
Ve son olarak kendinize böyle bir disipline girmeye hazır olup olmadığınızı sormanızda fayda var. Çünkü rutin sorumlulukları sayacak olursak; dostunuzu ideal olarak günde üç kere, fakat minimum sabah ve akşam olmak üzere günde iki kere yürüyüşe çıkarmalısınız. Bu yürüyüşlerin amacı, köpeğinizin tuvalet ihtiyacını gidermek, çeşitli oyun ve aktiviteler ile hem eğlendirip hem de egzersiz yaptırmaktır. Ayrıca periyodik aşıları için sık sık veterineri ziyaret etmeli, sağlığıyla ilgili gelişmeleri yakından takip etmelisiniz. Uzun tüylü bir köpeğiniz varsa hafta da en az bir gün tüylerini taramanız köpeğin cilt sağlığı ve temizliği için gereklidir. Köpeği yıkama işlemini ise 2 ayda bir uygulamanız idealdir. Kulak ve diş temizliği de dikkat etmeniz gereken bir diğer husus.